7 Eylül 2007 Cuma

Bir Avrupa Başkenti ve Sakatlarımızın hazin durumu

Sırf merak ettiğim ve kimseyi kullanırken görmediğim için bugün işe gelirken Eskişehir yolundaki iki köprüde durdum, ve sakatların veya yaşlıların kullanması amaçlı olan yeni yapılmış bu asansörlerin gerçekten çalışıp çalışmadıklarını kontrol etme ihtiyacı duydum. Bahsettiğim gibi, bunlar yeni ve tamamlanmış olan köprülerdi, yapım aşamasında olanlar değil.. Bu asansörlerin ikisi de kullanılamaz durumdaydı ve çalışmıyorlardı. Bu yeni olanlar çalışmazken, eski yapılmış köprü asansörlerinin durumunu kestirmek pek zor değil gibi.

Ülkemde her ülkede olduğu gibi, hatta gelişmiş ülkelerden daha yüksek oranda sakat bulunmakta. Eğer bu sakat ve/veya yaşlı olan vatandaşlarımız köprüleri kullanamazlarsa acaba nasıl karşıdan karşıya geçiyorlar, bunu gerçekten merak etmemek elde değil? Geriye doğru düşündüğümde aslında sakat olan, bir değnek veya tekerlekli sandalye kullanan vatandaşların sokakta fazla dolaşmadığı veya belki de dolaşamadığı gerçeği daha da belirginleşiyordu. Daha sonra ise gerçekten sakatların nerelerde dolaşabileceğini düşünmeye başladım. Araçlar üzerlerine park etmesin diye normalden yüksek yapılan ve iniş rampası olmayan kaldırımlarda mı? Yoksa rampa olan yerlerde bile düşüncesizce önlerine park etmiş arabaların arasında mı? ,ve hadi bunları başardı diyelim, sakat asansörü bulunmayan köprülerin bulunduğu Ankara’da, caddeden karşıya geçmek için ezilme riskini göze alarak, caddelerde mi? Göstermelik yapılan bu asansörler çalışmamakta veya çoğu üstgeçitte hiç bulunmamakta, hadi eskiyi bırakalım, yeni yapılan üst geçitlerde bile, bürokrat ve tahsilli insanların çoğunlukta yaşadığı Ankara’da 2007 yılında bile bunlar hala düşünülemiyor galiba veya ticari nedenlerle bu insanlarımızın özgürlüğü göz göre göre kısıtlanıyor belki de...

Unutmayalım, Allah göstermesin hepimiz sakatlanabilir ve hayatımızın geri kalanını bu insanlarımız gibi geçirmek zorunda kalabiliriz. Bu insanların da en az bizim kadar yaşam ve kendi şehirlerinde serbest dolaşım hakları var. Bu insanlarımız güya diğerlerinden daha şanslı.., çünkü Başkent’te yaşıyorlar. Ama ne yazık ki Başkentimiz kendisine yakışır olanı sunamamakta hala... Onları zaten kötü gitmiş hayatlarında bir de ev hapsinde tutuyormuşuz gibi geliyor bana. Bir Avrupa Başkent’ine yakışan bu değil kanımca.

Hiç yorum yok: