7 Eylül 2007 Cuma

Yenilenmiş ama sevimsiz, Esenboğa Havaalanı İzlenimleri

Geçen günlerde annemi karşılamak için gittiğim yeni hava alanı ile ilgili izlenimlerimi belki ilgili biri okur da bu konuda bir şey yapar inancıyla paylaşmak istedim. Tabii ki bunca yıl sonra Ankara’da böyle bir hava alanının yapılmış olması bil çok önemli ancak yapılmışken bari tam yapılsaydı çok daha güzel olmazmıydı hem Ankara, hem de Türkiye için?

Karşılamaya akşam saatlerinde gittiğimden karanlıkta Esenboğa’nın nasıl göründüğünü izleme ve değerlendirme fırsatım oldu. Gündüz de gitmiştim ama gece daha da kötüymüş.

Yollar :

  1. Havaalanına gidiş istikametinde Esenboğa’ya yaklaşıncaya kadar yollar çok karanlık ve çoğu aydınlatma direklerinin ışıkları ya yok ya da çok yetersiz.
  2. 10 km lik bir bölümde inanılmaz kötü kanalizasyon kokuları var ve bunlar oldukça kesif. Umarım geçici dir.
  3. Yollarda işaretler yok . Havaalanına kaç km var bilemiyorsunuz, köprüden geçerken köprü yüksekliği ne belli değil, diğer uyarı işaretleri ise yok denecek kadar az. Böyle bir yolda hızlı gitme temayülü olan sürücülerin bu işaretlerle bir şekilde uyarılması gerekiyor.
  4. Havaalanına girişte hoşgeldiniz tabelası ya da esenboğa hava alanı yazısı bile ya yok ya da aydınlatılmadığında gece görünmüyor.

Havaalanı:

  1. Arabanızı park ediyorsunuz. Gayet güzel yapılmış çok katlı park alanına ancak park yerinin içinde dış hatlar veya iç hatlara nereden geçeceksiniz belli değil, arabayla birini arayıp ona sorarak bulmak zorundasınız. Benim 2. gidişim di, ikisinde de bu durum. Buraya hiç gelmemiş kişilerin vay haline.
  2. En sonunda park yerinden çıkıyorsunuz ancak bu sefer bir yaya olarak hangi taraf iç hatlar.. hangi taraf dış hatlar.. işaret yine yok.
  3. Dışarıda saatler hiç bir anlam veremediğim şekilde o kadar yükseğe asılmış ki ne bunların düzenli olarak temizlenmesi mümkün ne de insanın onu görmesi... bir de üstelik bunlar aydınlatılmamış.. Tam eski usül düşünülmüş bir mimari hatası kanımca. Dünyada örneğini ben görmedim. Hiç saat koymamak daha iyi olurdu..
  4. İç hatlar terminali yazısı ufak bir şekilde camın üzerine yazılmış içerisi aydınlık ve dışarısı ise karanlık olduğunda bu yazı dışarıdan gece hiç görünmüyor. Önünden iki kez geçmeme rağmen göremedim. “Buradan giriniz” yazısı ise o kadar küçük ki yanına gittiğiniz de okuyabiliyorsunuz. Gece bu ufacık hava limanında bile kaybolabiliyorsunuz. Allahtan daha büyük yapmamışlar.
  5. Etrafta bir renksizlik hüküm sürüyor. Her şey gri, siyah ve beyaz.. Renksiz televizyonlar gibi. Etrafa renk verecek ağaçlar, çiçekler vb. hemen hemen hiç görünmüyor. Renkli boya ise hiç girmemiş bu terminale heralde.. Tamamen askeri bir görüntü içinde çünkü. O nedenle de sıcak yerine.. korkunç bir havası var.
  6. İç hatlar terminali karşılama bölümü ise çok komik.. Bir adet trabzan konulmuş ve onun önünde veya yanında hiç bir koltuk yok. İnsanlar ya ayakta beklesin ya da dışarıda diye heralde. Dışarı çıksanız aynı kapıdan içeri giremiyorsunuz.. feci yani. Bir tane elektronik pano var o kadar. Yerleştirilmiş ufak televizyonlar yok. Bir müzik yok. Bir periyodik anons bile yok. Bir ruhsuzluk ve hayat eksikliği hakim tamamen.

Bu hava limanı heralde çok hızlı yetiştirilmeye çalışılmış ki pek bir özensiz olmuş. Gayet donuk, ruhsuz ve mantıksız düzenlemelerle kanaatimce. Bir çok Avrupa ve Amerika hava limanlarında bulundum, böylesini gerçekten görmedim. Belki daha az gelişmiş ülkelerde örnekleri vardır. Ancak bizim onlara değil gelişmişlere bakmamız gerekmiyor mu?

Hiç yorum yok: